Arşiv Çalışma Odası

Tüm deyimleri keşfet, anlamlarını öğren, pratik yap.

search

453 deyim

Ağzını aramak

konuşturarak düşüncesini öğrenmeye çalışmak

arrow_forward

Çileden çıkarmak

çok kızdırmak

arrow_forward

Dert yanmak

bir şeyden şikâyet etmek, yakınmak

arrow_forward

Sinirine dokunmak

hoşuna gitmemek, sinirlendirmek

arrow_forward

Kulağına inanmamak

duyduklarının doğruluğundan şüphe etmek

arrow_forward

Dili dönmemek

bir sözü doğru, düzgün söylemeyi becerememek

arrow_forward

Eli silah tutmak

silah kullanabilmek

arrow_forward

Neye uğradığını şaşırmak

ansızın üzücü, sıkıcı, neşeli, güzel veya hoş bir durumla karşılaşmak

arrow_forward

Sokağa dökülmek

herhangi bir sebeple dışarı çıkmak

arrow_forward

Demir almak

denizcilik gemi yola çıkmak için çıpasını denizden çekmek, gitmeye hazırlanmak

arrow_forward

Ablukaya almak

kuşatmak

arrow_forward

Çaba harcamak

bir işi yapabilmek için elinden geleni yapmak

arrow_forward

Gözünü dört açmak

aldanmamak için çok uyanık bulunmak

arrow_forward

Ne pahasına olursa olsun

ne büyük özveri isterse istesin

arrow_forward

Hop oturup hop kalkmak

öfke, heyecan vb. duygular sebebiyle yerinde duramaz olmak, kalkıp kalkıp oturmak

arrow_forward

Yola çıkmak

araca binmek üzere yol üstünde durmak

arrow_forward

Nam salmak

ününü her yana yaymak

arrow_forward

Ateşe vermek

-i ateş içine sokmak

arrow_forward

Göz yummak

görmezlikten gelmek, hoş görmek, bağışlamak

arrow_forward

Haklı çıkmak

davasının, iddiasının, düşüncesinin veya davranışının doğru olduğu anlaşılmak

arrow_forward

İçinden geçirmek

bir şeyi yapmayı düşünmek

arrow_forward

Zoruna gitmek

onuruna dokunmak, gücüne gitmek

arrow_forward

Önem vermek

değer vermek, önemli saymak

arrow_forward

Burnunu sokmak

gerekmeden her işe karışmak

arrow_forward

Nefes nefese kalmak

soluğu tıkanacak gibi olmak

arrow_forward

Uzak kalmak

uzakta bulunmak

arrow_forward

İlgi göstermek

ilgisini esirgememek, belli etmek

arrow_forward

Özlemini duymak

yürekten istemek, arzu etmek

arrow_forward

Yer tutmak

yer ayırmak

arrow_forward

Baş başa kalmak

biriyle veya bir şeyle yalnız kalmak

arrow_forward

Dili çözülmek

konuşamayan veya susan kişi konuşmaya başlamak

arrow_forward

Şahit olmak

tanık olmak

arrow_forward

Yenik düşmek

yenilmek, mağlup olmak

arrow_forward

Kulak misafiri olmak

yanında konuşulanları konuşmaya katılmadan dinlemek

arrow_forward

Sabrı taşmak

artık katlanamaz, dayanamaz duruma gelmek, sabrı kalmamak

arrow_forward

Galeyana gelmek

coşmak, hiddetlenmek

arrow_forward

Esir düşmek

tutsak olmak

arrow_forward

Yola düşmek

yola çıkmak, yol almaya başlamak

arrow_forward

Baskın yapmak

suç işlendiği veya suçluların bulunduğu sanılan bir yere ansızın girmek

arrow_forward

Zarar vermek

kötülük etmek

arrow_forward

Demir atmak

bir kimse bir yerde uzun süre kalmak

arrow_forward

Boy vermek

su insan boyunu aşacak kadar derin olmak

arrow_forward

Kilit vurmak

kapatmak

arrow_forward

Birbirine girmek

karışmak

arrow_forward

Saçına ak düşmek

saçı ağarmaya başlamak, yaşlanmak

arrow_forward

Kıyamet kopmak

bir yerde çok gürültü ve telaş olmak

arrow_forward

Tahta çıkmak

hükümdar olmak

arrow_forward

Boğazı düğümlenmek

üzüntüden boğazı tıkanmak

arrow_forward

İçine sinmek

isteğince olduğu için huzur ve mutluluk duymak

arrow_forward

Kendini alamamak

istemeyerek bir işi yapma durumuna girmek

arrow_forward

Gözlerine inanamamak

hiç umulmayan, hiç beklenmeyen bir şeyin görülmesi karşısında şaşırmak

arrow_forward

Kendine gelmek

ayılmak

arrow_forward

Gözleri takılıp kalmak

bir şeyden gözlerini ayıramamak

arrow_forward

Ödü patlamak

çok korkmak

arrow_forward

Kara kara düşünmek

çok üzüntülü olmak, düşünceye dalmak

arrow_forward

Elinden kurtulmak

birinden kaçmayı başarmak

arrow_forward

Gözden kaybolmak

ortadan çekilmek veya görünmez olmak, kaybolmak

arrow_forward

Burun kıvırmak

önem vermemek, küçümsemek, beğenmemek

arrow_forward

Gözden düşmek

bir kişi veya şey değerini yitirmek, rağbet görmemek

arrow_forward

Kanı donmak

donakalmak, çok şaşırmak

arrow_forward

Bir deri bir kemik kalmak

çok zayıf olmak

arrow_forward

Göz göze gelmek

her iki tarafın bakışları karşılaşmak

arrow_forward

Kulağına küpe olmak

başa gelen bir durumdan alınan dersi unutmamak

arrow_forward

Kulak kabartmak

belli etmemeye çalışarak dinlemek

arrow_forward

Canına tak etmek

dayanamaz duruma gelmek, sabrı kalmamak

arrow_forward

Dile gelmek

konuşma kudreti, yeteneği, olmayan varlık konuşmak

arrow_forward

Kıymetini bilmek

önemini, değerini bilmek

arrow_forward

El atmak

birisinin işine karışmak, müdahale etmek

arrow_forward

El sürmemek

dokunmamak, değmemek

arrow_forward

Elini eteğini çekmek

uğramaz olmak

arrow_forward

Aşağı kalmamak

herhangi bir nitelik bakımından geri olmamak

arrow_forward

Meydan okumak

korkmadığını, çekinmediğini açıkça bildirmek, kavga veya yarışmaya çağırmak

arrow_forward

Boy ölçüşmek

yarışmak

arrow_forward

Karşı koymak

boyun eğmemek

arrow_forward

Gücü yetmek

eldeki imkânlarla ancak altından kalkabilmek

arrow_forward

Gayret göstermek

çaba harcamak, başarmak için çalışmak

arrow_forward

Yardıma koşmak

güç duruma düşene istekle yardım etmek

arrow_forward

Hakkı ödenmemek

birinin iyiliklerine, emeklerine karşılık olarak ne yapılsa az olmak

arrow_forward

Kapı kapı dolaşmak

ev ev gezmek

arrow_forward

Çaresiz kalmak

çözüm yolu, çıkar yolu bulamamak

arrow_forward

Kâr etmemek

yararı olmamak, etki yapmamak

arrow_forward

Dile getirmek

konuşturmak

arrow_forward

Yol açmak

(mecaz) bir olayın sebebi olmak

arrow_forward

Ortaya çıkmak

yokken var olmak, meydana çıkmak, türemek

arrow_forward

Mutlu etmek

mutluluk vermek, bahtiyar etmek

arrow_forward

Merak sarmak

bir şeyi edinme, yapma veya onunla uğraşma isteğine kapılmak, bir şeye eğilim duymak

arrow_forward

Karar vermek

bir sorunu karara bağlamak, kararlaştırmak

arrow_forward

Ağzını bıçak açmamak

üzüntüden söz söyleyemeyecek durumda olmak

arrow_forward

Yüzü kızarmak

utanmak

arrow_forward

Karar vermek

bir sorunu karara bağlamak, kararlaştırmak

arrow_forward

Şifa bulmak

iyi olmak, onmak

arrow_forward

Kusur etmemek

hoş karşılanmayacak bir davranışta bulunmamak

arrow_forward

Yola çıkmak

bir yere varmak için bulunduğu yerden ayrılarak yolculuğa başlamak, harekete geçmek

arrow_forward

Zevk almak

hoşlanmak, beğenmek

arrow_forward

Ava çıkmak

avlanmak için gitmek

arrow_forward

Haber vermek

bildirmek, haber ulaştırmak

arrow_forward

Karşılık vermek

küçük büyüğüne karşı gelmek

arrow_forward

Şaşırıp kalmak

çok şaşırmak, büyük bir şaşkınlığa düşmek

arrow_forward

Hüküm vermek

iyice düşündükten sonra bir karara varmak

arrow_forward

Arkasına düşmek

bir işi sona erdirmek için sıkı çalışmak

arrow_forward

Ağırdan almak

bir işi gereken süre içinde bitirmemek, geciktirmek

arrow_forward

Kendini dev aynasında görmek

kendini olduğundan çok üstün görmek

arrow_forward

Rüyasında bile görememek

olacağını, gerçekleşeceğini düşünememek

arrow_forward

Gözüne çarpmak

görünür olmak, dikkati çekmek

arrow_forward

Burun kıvırmak

önem vermemek, küçümsemek, beğenmemek

arrow_forward

Göz dikmek

bir şeyi ele geçirmek isteğine kapılmak

arrow_forward

Gözden geçirmek

okumak

arrow_forward

Gözden kaçırmak

dalgınlıkla görmemek

arrow_forward

Yola getirmek

birinin bir konudaki ters tutumunu düzeltmek

arrow_forward

Yoldan çıkmak

belli bir yol izleyen taşıtlar herhangi bir sebeple yolundan ayrılmak, gitmez olmak

arrow_forward

Bir yolunu bulmak

çare bulmak, çözüm üretmek

arrow_forward

İç çekmek

üzüntüyle derinden soluk almak

arrow_forward

İş işten geçmek

bir işi gerçekleştirme imkânı kalmamış olmak

arrow_forward

Gönlü razı olmak

istemek

arrow_forward

Karnı zil çalmak

çok acıkmış olmak

arrow_forward

Bahane bulmak

bir işi yapmak veya yapmamak için sözde sebep göstermek

arrow_forward

Ders vermek

öğretmek, yetiştirmek

arrow_forward

Akıl danışmak

bir konuda birinin görüşünü sormak

arrow_forward

Göçüp gitmek

ölmek

arrow_forward

Yol göstermek

kılavuzluk etmek, yolu bilmeyene anlatmak, tarif etmek

arrow_forward

Işık tutmak

bir yeri ışıkla aydınlatmak

arrow_forward

Bağrına taş basmak

sesini çıkarmaksızın her türlü acıya katlanmak

arrow_forward

Kafa tutmak

boyun eğmemek, karşı gelmek, diklenmek

arrow_forward

Donup kalmak

donakalmak

arrow_forward

Eline geçmek

kazanmak, edinmek, elde etmek

arrow_forward

Ayakta kalmak

oturacak yer bulamamak

arrow_forward

Dile gelmek

dile düşmek

arrow_forward

Meydana getirmek

olmasını sağlamak, oluşturmak

arrow_forward

Rast gelmek

düşünmediği, ummadığı hâlde karşılaşmak, rastlamak, tesadüf etmek

arrow_forward

İmdadına yetişmek

çok zor ve tehlikeli bir anda yardım etmek

arrow_forward

Yola düzülmek

gidilecek yere doğru yola çıkmak

arrow_forward

Salık vermek

tavsiye etmek

arrow_forward

İçi cız etmek

ansızın içi sızlamak

arrow_forward

Görmezlikten gelmek

görmemiş gibi davranmak

arrow_forward

Karşı koymak

boyun eğmemek

arrow_forward

Kement atmak

kemendi bir ucu elde kalacak biçimde ileri doğru fırlatmak

arrow_forward

Özen göstermek

bir şeyi özenerek elden geldiğince iyi olmasına gayret ederek yapmak, itina etmek

arrow_forward

Canını dişine takmak

her tehlikeyi göze alarak işe girişmek

arrow_forward

Dışa vurmak

belli etmek

arrow_forward

Sıcak bakmak

anlayışla karşılamak, olumlu değerlendirmek, ilgi duymak

arrow_forward

Kendini kaptırmak

bir şeyin etkisinden kurtulamayacak duruma düşmek

arrow_forward

Aldırış etmemek

ilgi göstermemek, ilgilenmemek, ilgisiz kalmak

arrow_forward

Hapı yutmak

kötü bir duruma düşmek

arrow_forward

Açıklığa kavuşmak

bir konu veya sorun aydınlanmak, kapalılıktan kurtarılmak, anlaşılır duruma getirilmek

arrow_forward

Sözünü etmek

birinden veya bir konudan söz etmek, onunla ilgili olarak konuşmak

arrow_forward

Sözü uzatmak

lafı uzatmak

arrow_forward

İliklerimize işlemek

çok ıslanmak

arrow_forward

Burnunun dibine sokulmak

çok yaklaşmak, iyice yaklaşmak

arrow_forward

Baş başa kalmak

biriyle veya bir şeyle yalnız kalmak

arrow_forward

Fırsat bulmak

uygun, elverişli zaman bulmak

arrow_forward

Nasihatte bulunmak

nasihat etmek

arrow_forward

Son vermek

bitirmek, sona erdirmek

arrow_forward

İçi cız etmek

ansızın içi sızlamak

arrow_forward

Söze karışmak

lafa karışmak

arrow_forward

Elden geçirmek

eksiklik veya bozukluklarını gidermek veya denetlemek için incelemek

arrow_forward

Bağrına basmak

kucaklamak

arrow_forward

Gözünün önüne gelmek

hatırlamak

arrow_forward

Bıkıp usanmak

çok bezmek

arrow_forward

Haber uçurmak

gizlice haber göndermek

arrow_forward

Hafife almak

küçümsemek, önemsememek

arrow_forward

Hasret çekmek

özlem duymak

arrow_forward

Dili varmamak

bir sözü söylemeye gönlü razı olmamak

arrow_forward

Eline geçmek

kazanmak, edinmek, elde etmek

arrow_forward

Kendini avutmak

oyalanmak

arrow_forward

Moral vermek

bir kimsenin ruhsal direnme gücünü artırmak, cesaretlendirmek, yüreklendirmek

arrow_forward

Aklından çıkmak

unutmak

arrow_forward

Gözünden yaş boşanmak

çok ağlamak

arrow_forward

Uykuya dalmak

uyumaya başlamak

arrow_forward

Araya girmek

iki kişinin arasındaki bir işe karışmak

arrow_forward

Yol göstermek

kılavuzluk etmek, yolu bilmeyene anlatmak, tarif etmek

arrow_forward

Karar vermek

bir sorunu karara bağlamak, kararlaştırmak

arrow_forward

Rahatı kaçmak

rahatsız, tedirgin olmak, üzülmek

arrow_forward

Dolup taşmak

gereğinden çok olmak, gereğinden çok kaplamak

arrow_forward

Göbek atmak

karnını hareket ettirerek oynamak

arrow_forward

Kapı kapı gezmek

ev ev gezmek

arrow_forward

Açık kapı bırakmak

gereğinde, bir konuya yeniden dönebilme imkânı bırakmak

arrow_forward

Kapı dışarı etmek

kovmak, dışarı atmak

arrow_forward

Kapıdan kovsan bacadan girer

yüzsüz, arsız kimseler için söylenen bir söz

arrow_forward

Kafasına koymak

kararını önceden vermiş olmak

arrow_forward

Ortaya koymak

herkesin görebileceği yere koymak

arrow_forward

Hayata geçirmek

uygulanır duruma getirmek, canlılık kazandırmak

arrow_forward

Gözüne uyku girmemek

uyuyamamak, uykusuz kalmak

arrow_forward

Gözüne ilişmek

birdenbire, istemeden görmek

arrow_forward

Işık tutmak

bir yeri ışıkla aydınlatmak

arrow_forward

Aklından geçirmek

bir şeyi yapmayı düşünmek, tasarlamak

arrow_forward

Karşılık vermek

küçük büyüğüne karşı gelmek

arrow_forward

Kafa tutmak

boyun eğmemek, karşı gelmek, diklenmek

arrow_forward

Kendine gelmek

ayılmak

arrow_forward

Hüküm sürmek

işbaşında olmak

arrow_forward

Gözlerine inanamamak

hiç umulmayan, hiç beklenmeyen bir şeyin görülmesi karşısında şaşırmak

arrow_forward

Yüzü gülmek

sevinci yüzünden belli olmak

arrow_forward

İşi yoluna koymak

işi yapılabilir duruma getirmek

arrow_forward

Neşesi kaçmak

sevinci azalmak, kederlenmek

arrow_forward

Sesini çıkarmamak

bir şey üzerindeki düşüncesini söylememek

arrow_forward

Düş kırıklığına uğramak

beklediği sonucu alamamak

arrow_forward

Çekip gitmek

bırakıp gitmek, ayrılmak, savuşmak

arrow_forward

Dalıp gitmek

bir düşünce veya hayal ile bulunduğu ortamdan uzaklaşmak

arrow_forward

Anlaşmaya varmak

bir konuda birisiyle anlaşmak

arrow_forward

Can vermek

ölmek

arrow_forward

Gözden geçirmek

okumak

arrow_forward

Yola çıkmak

araca binmek üzere yolüstünde durmak

arrow_forward

Yüz tutmak

bir şey, olmak üzere bulunmak

arrow_forward

Patlak vermek

gizli kalması istenen veya beklenmedik bir olay, ansızın ortaya çıkmak

arrow_forward

İlgi duymak

bir işe, bir olaya, bir kimseye önem vermek, yakınlık duymak

arrow_forward

Küçük görmek

değer, önem vermemek

arrow_forward

Omuzları çökmek

bitkin, perişan ve yıkılmış bir durumda olmak

arrow_forward

İhmal etmek

savsamak, savsaklamak, boşlamak

arrow_forward

Dikkat kesilmek

bütün dikkatini bir şey üzerinde toplamak

arrow_forward

Mahşere dönmek

çok kalabalıklaşmak

arrow_forward

Oluruna bırakmak

işi belli bir amaca göre değil, kendi akışı içinde yürütmek

arrow_forward

Başının etini yemek

karşısındakini bezdirinceye, bıktırıncaya kadar sürekli konuşmak veya söylenmek

arrow_forward

Kayıtsız kalmak

önem vermemek, umursamamak

arrow_forward

Kapıya dayanmak

gelip çatmak

arrow_forward

İşi gücü bırakmak

yaptığı işten uzaklaşmak

arrow_forward

Ele almak

bir şey üzerinde çalışmaya başlamak

arrow_forward

Karşı gelmek

başkaldırmak

arrow_forward

Neye uğradığı şaşırmak

ansızın üzücü, sıkıcı, neşeli, güzel veya hoş bir durumla karşılaşmak

arrow_forward

Can atmak

şiddetle arzu etmek, çok istemek

arrow_forward

Son bulmak

bitmek, tükenmek

arrow_forward

Deliye dönmek

çok sevinmek

arrow_forward

Korku salmak

korkutmak

arrow_forward

Avucunun içine almak

bir kimseyi baskı ve etkisi altına almak

arrow_forward

Salık vermek

tavsiye etmek

arrow_forward

Öğüt vermek

bir kimseye yapması veya yapmaması gereken şeyler için yol göstermek, nasihat etmek

arrow_forward

Sahip çıkmak

kendinin olduğunu ileri sürmek

arrow_forward

Yerini tutmak

bulunmayan bir nesnenin yerini almak, onu aratmamak

arrow_forward

Dile getirmek

konuşturmak

arrow_forward

Özlemini çekmek

arzulamak, çok özlemek, hasretini çekmek

arrow_forward

Dili çözülmek

konuşamayan veya susan kişi konuşmaya başlamak

arrow_forward

Gönül vermek

sevmek, âşık olmak

arrow_forward

Elde etmek

bir şeye sahip olmak

arrow_forward

Yüze gülmek

yalandan dost görünmek

arrow_forward

Yüreği sızlamak

Çok acımak, çok üzülmek

arrow_forward

Baş başa bırakmak

Birinin, bir şeyle veya bir kimseyle yalnız kalmasını sağlamak

arrow_forward

Yer açmak

Bir kimseye oturması için yer hazırlamak

arrow_forward

Tadını çıkarmak

Bir şeyin güzelliğinden veya sağladığı imkânlardan yeterince yararlanmak

arrow_forward

Kan tere batmak

Kan ter içinde kalmak

arrow_forward

Adamdan saymak

Bir kimseye gereğinden fazla değer vermek, saygı duymak

arrow_forward

Öne çıkmak

Diğerlerinden daha iyi olmasından dolayı dikkat çekmek

arrow_forward

Ortaya çıkmak

Yokken var olmak, meydana çıkmak, türemek

arrow_forward

Yola koyulmak

Yola düzülmek

arrow_forward

Göçüp gitmek

Ölmek

arrow_forward

Göz atmak

Kısa bir süre, fazla dikkat etmeden bakıvermek

arrow_forward

Peşine takmak

Yanında götürmek

arrow_forward

Göz kesilmek

Bütün dikkatiyle bakmak

arrow_forward

Pabucu dama atılmak

Kendinden üstün birinin çıkmasıyla gözden düşmek

arrow_forward

Etekleri tutuşmak

Çok telaşlanmak

arrow_forward

Elini ayağını çekmek

Uğramaz olmak

arrow_forward

Saçını süpürge etmek

Kadın özveri ile çalışıp hizmet etmek

arrow_forward

Ele almak

Bir şey üzerinde çalışmaya başlamak

arrow_forward

Alışkanlık haline getirmek

Bir şeyi sürekli yapar olmak

arrow_forward

Ciddiye almak

İnanmak, gerçek sanmak, önem vermek

arrow_forward

Katkıda bulunmak

Bir şeyin oluşmasına, gelişmesine veya gerçekleşmesine emek, bilgi, para vb. ile yardım etmek

arrow_forward

Göze almak

Gelebilecek her türlü zararı ve tehlikeyi önceden kabul etmek

arrow_forward

Batağa saplanmak

İçinden çıkılması güç bir durumda olmak

arrow_forward

Göz ardı etmek

Gereken önemi vermemek

arrow_forward

Öfkesini çıkarmak

Öfkeli kişi haksız yere ilgisiz birine çatmak

arrow_forward

Ödü kopmak

Çok korkmak

arrow_forward

İhtimal vermemek

Bir şeyin gerçekleşeceğini, olabileceğini hiç düşünmemek

arrow_forward

Kendini kaptırmak

Bir şeyin etkisinden kurtulamayacak duruma düşmek

arrow_forward

Gözleri açılmak

Uyanmak

arrow_forward

Rehin almak

Bir anlaşma, sözleşme veya isteğin yerine getirilmesini sağlamak için bir kimseyi alıkoymak

arrow_forward

Ödü patlamak

Çok korkmak

arrow_forward

Büyüklük göstermek

Gönül ululuğu göstermek

arrow_forward

Saygı göstermek

Saymak, değer vermek

arrow_forward

Fırsat bulmak

Uygun, elverişli zaman bulmak

arrow_forward

İş çevirmek

Gizli, dolambaçlı bir iş yapmak

arrow_forward

Hiddete kapılmak

Öfkelenmek, kızmak

arrow_forward

Karar vermek

Bir sorunu karara bağlamak, kararlaştırmak

arrow_forward

Hayal kurmak

Gerçekleşmesi istenen, özlenen şeyi düşünmek

arrow_forward

Kesintiye uğramak

Bir süre için durmak

arrow_forward

Ümidini kesmek

Umudunu kesmek

arrow_forward

İmza atmak

İmzalamak

arrow_forward

Damgasını vurmak

Biri hakkında kötü bir yargıya varmak

arrow_forward

Dile getirmek

Konuşturmak

arrow_forward

Nabız yoklamak

Nabzını yoklamak

arrow_forward

Mesaj vermek

Duygu ve düşünceleri karşı tarafa dolaylı bir biçimde anlatmak

arrow_forward

Dalga geçmek

Argo üzerinde durulması gereken işle ilgilenmeyerek başka şeyler düşünmek veya yapmak

arrow_forward

Geri dönmek

Geldiği yere gitmek

arrow_forward

Selam etmek

Uzakta olan birine esenlik dilemek

arrow_forward

Ağır basmak

Taşıdığı özellikler üstün gelmek

arrow_forward

Dikkate almak

Göz önünde bulundurmak, hesaba katmak, gereğini düşünmek

arrow_forward

Layık görmek

Yakıştırmak, uygun görmek

arrow_forward

Ortaya koymak

Herkesin görebileceği yere koymak

arrow_forward

Gurur duymak

Gururlanmak

arrow_forward

Yola çıkmak

Araca binmek üzere yolüstünde durmak

arrow_forward

İlgisini çekmek

İlgisini, dikkatini ve merakını üzerinde toplamak, alaka duymak

arrow_forward

Tıka basa doldurmak

Doldururken çok bastırıp sıkıştırmak

arrow_forward

Özen göstermek

Bir şeyi özenerek elden geldiğince iyi olmasına gayret ederek yapmak, itina etmek

arrow_forward

Belini kırmak

Birini bir şeyi yapamaz duruma getirmek

arrow_forward

Belini bükmek

Çaresizlik içinde bırakmak

arrow_forward

Belini doğrultmak

Yeniden durumunu düzeltmek

arrow_forward

Bel bağlamak

Birisinin kendisine yardımcı olacağına inanmak, güvenmek

arrow_forward

İple çekmek

Sabırsızlıkla beklemek

arrow_forward

Tadına varmak

Bir şeydeki ince güzelliği kavramak

arrow_forward

Tereyağından kıl çeker gibi

Her türlü mecburiyetten, mükellefiyetten ve sorumluluktan kolayca sıyrılarak

arrow_forward

Bam teline dokunmak

Birinin çok kızacağı şeyi yapmak veya sözü söylemek

arrow_forward

Mil çekmek

Birinin gözlerini kızgın mille kör etmek

arrow_forward

Can vermek

Ölmek

arrow_forward

Kafa bulmak

Alay etmek

arrow_forward

Burnunda tütmek

Çok özlemek

arrow_forward

Tadına doyum olmamak

Bir şeyin tadı çok beğenilmek

arrow_forward

Göz kamaştırmak

Kuvvetli ışık veya parlaklık, kısa bir zaman için görüşü bulandırmak

arrow_forward

Yol kesmek

Geçmesine engel olmak, durdurmak

arrow_forward

Göz açıp kapayıncaya kadar

Çok kısa bir sürede

arrow_forward

Yenik düşmek

Yenilmek, mağlup olmak

arrow_forward

Dikiş tutturamamak

Bir işte veya bir yerde herhangi bir sebeple uzun süre kalmamak

arrow_forward

Kendi derdine düşmek

Kendi sorunu sebebiyle başka şeyle ilgilenememek

arrow_forward

Burnundan kıl aldırmamak

Kendisine söz söyletmemek, çok huysuz ve kibirli olmak

arrow_forward

Bir baltaya sap olamamak

Belli bir iş sahibi olamamak

arrow_forward

Yüzüne gülmek

Dostmuş gibi görünmek

arrow_forward

Taş kesilmek

Çok şaşırıp ne yapacağını ne söyleyeceğini bilememek, sesini çıkaramaz olma

arrow_forward

Tetikte durmak

Her an uyanık ve hazır bulunmak

arrow_forward

Yol almak

Yolda ilerlemek

arrow_forward

Yer almak

Bir işi hazırlayanlar arasında bulunmak

arrow_forward

Kapı açmak

Bir şeyin sözünü etmek veya bir işe başlamak

arrow_forward

Hatır saymak

Gerekli saygıyı göstermek

arrow_forward

Gönül almak

Sevindirmek

arrow_forward

Başı çekmek

Herhangi bir konuda önde gitmek, önayak olmak

arrow_forward

Hatırından geçmemek

Aklına gelmemek, düşünmemek

arrow_forward

Kol gezmek

Güvenlik amacıyla dolaşmak

arrow_forward

Kuş uçurtmamak

Hiçbir şeyin veya kimsenin kaçmasına, geçmesine imkân vermemek

arrow_forward

Yuvarlanıp gitmek

Eldeki imkânlarla geçinmek

arrow_forward

Kafasına estiği gibi

Sadece kendi düşünce ve isteklerine göre

arrow_forward

Gözden geçirmek

Okumak

arrow_forward

Ölüm kalım savaşına yapmak

Yok olmamak amacıyla mücadeleye girişmek

arrow_forward

İşe koşmak

Birine iş yaptırmak

arrow_forward

Göz açtırmamak

Başka bir iş yapmasına vakit veya imkân vermemek

arrow_forward

Alabora olmak

Tekne, sandal vb. deniz araçları devrilip ters dönmek

arrow_forward

Para etmek

Değeri olmak

arrow_forward

İliğine işlemek

Çok ıslanmak

arrow_forward

Hiçe saymak

Önemsememek, önem vermemek

arrow_forward

Gün doğmak

İsteklerini gerçekleştirmek için iyi bir duruma erişmek veya eline olağanüstü bir fırsat geçmek

arrow_forward

Kan bürümek

Adam öldürecek kadar öfkelenmek

arrow_forward

Hesaba katmak

Dikkate almak, göz önünde bulundurmak

arrow_forward

Kapıya dayanmak

Gelip çatmak

arrow_forward

Yüz vermemek

İlgi, yakınlık göstermemek

arrow_forward

Payını almak

Kendine ayrılanı almak

arrow_forward

Elinden geleni yapmak

Gücünün yettiği kadarını yapmak

arrow_forward

Göğüs germek

Bir güçlüğe karşı koymak, dayanmak

arrow_forward

Dili tutulmak

Sevinç, korku, şaşkınlık vb. sebeplerle birdenbire söz söyleyemez olmak

arrow_forward

Yolunu gözlemek

Gelmesini beklemek

arrow_forward

Haber almak

Kendisine bildirilmek, öğrenmek, bilgi edinmek

arrow_forward

İçi titremek

Özen göstermek

arrow_forward

Tadı damağında kalmak

Yenen bir şeyin tadını unutamamak

arrow_forward

Gözüne uyku girmemek

Uyuyamamak

arrow_forward

Can atmak

Şiddetle arzu etmek

arrow_forward

Kalp kırmak

Birini çok üzecek bir davranışta bulunmak

arrow_forward

Göz önünde bulundurmak

Herhangi bir durumun nasıl bir sonuca yol açacağını hesaba katmak

arrow_forward

İsyan etmek

Başkaldırmak

arrow_forward

Para babası

Parası çok, varlıklı kimse

arrow_forward

Boş kalmak

Kimse oturmamak

arrow_forward

Kulağı kirişte olmak

Söylenecek sözü, gelecek haberi sabırsızlıkla beklemek

arrow_forward

Kucak açmak

Korumak

arrow_forward

Vakit geçirmek

Oyalanmak

arrow_forward

Bedel ödemek

Yapılan bir iş veya alınan bir şey karşılığında para ödemek

arrow_forward

Dünyadan haberi olmamak

Çevresinde olup bitenleri bilmemek

arrow_forward

Destek olmak

Güç sağlamak

arrow_forward

Çocuk yetiştirmek

Çocuğu topluma yararlı bir duruma getirmek

arrow_forward

Dikkat etmek

Duygularla düşünceyi bir şey üzerinde toplamak

arrow_forward

İfade etmek

Anlatmak

arrow_forward

Yargıya varmak

Karşılaştırma ve değerlendirme yaparak bir sonuca ulaşmak

arrow_forward

Özen göstermek

Bir şeyi özenerek elden geldiğince iyi olmasına gayret ederek yapmak

arrow_forward

Başı dönmek

İnsana eşyanın dönmesi, ayağının altından yerin çekilmesi vb. bir duygu gelmek

arrow_forward

Şaşırıp kalmak

Çok şaşırmak

arrow_forward

Kan ter içinde kalmak

Çok terli, yorgun ve perişan bir durumda olmak

arrow_forward

Karar vermek

Bir sorunu karara bağlamak

arrow_forward

Yol açmak

Yol yapmak

arrow_forward

İşgal etmek

Bir yeri ele geçirmek

arrow_forward

El koymak

Bir yolsuzluğu ortaya çıkarmak, incelemek, vaziyet etmek

arrow_forward

Çağ açmak

Herhangi bir bakımdan öncekilerden farklı olan yeni bir evrensel gidişe yol açmak

arrow_forward

Kontrol etmek

Denetlemek

arrow_forward

Aramızdan ayrılmak

Vefat etmek

arrow_forward

Kıyamet kopmak

Kıyamet günü gelmek

arrow_forward

Sahip olmak

Mülkiyetinde olmak

arrow_forward

Dehşete kapılmak

Çok korkmak

arrow_forward

Can vermek

Ölmek

arrow_forward

Kan kaybetmek

Herhangi bir nedenle vücuttan çok kan akmak

arrow_forward

Dua etmek

Allah'a yalvarmak

arrow_forward

Hücum etmek

Saldırmak

arrow_forward

Gününü görmek

Kötü bir sonla karşılaşmak, cezaya çarptırılmak

arrow_forward

Gözlerine inanamamak

Hiç umulmayan, hiç beklenmeyen bir şeyin görülmesi karşısında şaşırmak

arrow_forward

Şafak sökmek

Güneş doğmadan az önce ortalık aydınlanmaya başlamak

arrow_forward

Şikâyet etmek

Birinin yaptığı yanlış bir iş veya davranışı ilgili makama veya daha üst makamdakine bildirmek

arrow_forward

Akılda tutmak

Unutmamak

arrow_forward

Selam söylemek

Selamını birine götürmesini söylemek

arrow_forward

Önüne geçmek

Yolunu kesmek

arrow_forward

Destek olmak

Güç sağlamak

arrow_forward

Emin olmak

Inanmak

arrow_forward

Fedakârlık göstermek

Özverisini ortaya koymak

arrow_forward

Hayatının baharında olmak

Hayatının en güzel dönemini yaşıyor olmak

arrow_forward

Gurur duymak

Gururlanmak

arrow_forward

Geri saymak

Geriye doğru saymak

arrow_forward

Ayak uydurmak

Yürüyüşte adım atışını başkalarınınkine uydurmak

arrow_forward

Çok görmek

Yadırgamak

arrow_forward

Tatlı dil

Gönül alıcı söz

arrow_forward

Üstesinden gelmek

Bir işi beklenildiği yapmak

arrow_forward

Dile getirmek

Konuşturmak

arrow_forward

Dile gelmek

Dile düşmek

arrow_forward

Tadını çıkarmak

Bir şeyin güzelliğinden veya sağladığı imkânlarından yeterince yararlanmak

arrow_forward

Dizlerini dövmek

Pişmanlık duymak

arrow_forward

Yalayıp yutmak

Iştahla yemek

arrow_forward

Rayına oturtmak

Bir işi yoluna, yöntemine koymak

arrow_forward

Paçaları sıvamak

Kolları sıvamak

arrow_forward

Gafil avlamak

Umulmadık, beklenmedik bir zamanda yakalamak

arrow_forward

Dilinde tüy bitmek

Tekrar tekrar söylemekten usanmak

arrow_forward

Ağzı kulaklarına varmak

Çok sevinmek

arrow_forward

İple çekmek

Sabırsızlıkla beklemek

arrow_forward

Düğün bayram etmek

Çok sevinmek

arrow_forward

İnce eleyip sık dokumak

Bir şeyi bütün ayrıntılarıyla araştırmak

arrow_forward

Dil dökmek

Kandırmak

arrow_forward

Kulak misafiri olmak

Yanında konuşulanları hissettirmeden veya istemeden dinlemek

arrow_forward

Selam durmak

Bir büyüğe, bir üste veya saygı duyulan bir şeye ayakta selam vermek

arrow_forward

Ağızdan ağıza

Sözlü bir biçimde

arrow_forward

Yazıya geçirmek

Yazmak

arrow_forward

Dert yanmak

Derdini sızlanarak anlatmak

arrow_forward

Kendini beğenmek

Başkalarını küçümseyerek kendini üstün görmek

arrow_forward

Son vermek

Bitirmek

arrow_forward

Etkili olmak

Etkisi duyulmak

arrow_forward

Sarıp sarmalamak

Sıkıca sarmak

arrow_forward

Gönül almak

Sevindirmek

arrow_forward

Dili dönmamak

Bir sözü doğru, düzgün söylemeyi becerememek

arrow_forward

Tadına doyum olmamak

Bir şeyin tadı çok beğenilmek

arrow_forward

Keyif sürmek

Sıkıntısız, rahat yaşamak

arrow_forward

Söz etmek

Bir şey üzerine konuşmak

arrow_forward

Omuz silkmek

Aldırmamak

arrow_forward

Burnunun direği sızlamak

Maddi veya manevi çok acı duymak

arrow_forward

Siper olmak

Birini veya bir şeyi korumak amacıyla kendini siper olarak kullanmak

arrow_forward

Ders vermek

Öğretmek

arrow_forward

Yüreği yanmak

Çok acımak

arrow_forward

Göz yummak

Görmezlikten gelmek

arrow_forward

Diz çökmek

Dizlerini yere koyarak oturmak

arrow_forward

Silip süpürmek

Evi, ortalığı temizlemek

arrow_forward

Zarar vermek

Kötülük etmek

arrow_forward

Önüne geçmek

Yolunu kesmek

arrow_forward

Ziyaret etmek

Birini görmeye gitmek

arrow_forward

Gözünü almak

Şiddetli ışık sebebiyle gözü iyi göremez duruma getirmek

arrow_forward

Ayna tutmak

Başkaları tarafından anlaşılabilmesi için açıkça göstermek

arrow_forward

Bir kulağından girip öbür kulağından çıkmak

Söylenen söze önem vermemek

arrow_forward

Sözünü tutmak

Verdiği sözü yerine getirmek

arrow_forward

Sağlık olsun

Üzücü bir durum veya bir zarar karşısında avunma sözü olarak söylenen bir söz

arrow_forward

Nur topu gibi

Sağlıklı, çok güzel ve temiz (çocuk)

arrow_forward

Turp gibi

Sağlığı yerinde

arrow_forward

Şekerleme yapmak

Kısa bir süre uyumak

arrow_forward

Not etmek

Not olarak yazmak

arrow_forward

Ortaya koymak

Herkesin görebileceği yere koymak

arrow_forward

Geceyi gündüze katmak

Aralıksız, gece gündüz çalışmak

arrow_forward

Papuç bırakmamak

Yapacağından vazgeçmemek

arrow_forward

Kendini kaybetmek

Bayılmak

arrow_forward

Kendine gelmek

Ayılmak

arrow_forward

Sözünü kesmek

Biri konuşurken söze karışıp onun konuşmasına fırsat vermemek

arrow_forward

Yolda ilerlemek

Yolda ilerlemek

arrow_forward

İcat etmek

O zamana kadar kimsenin bilmediği, henüz yapmadığı bir şey yaratmak

arrow_forward